Yarışlara nasıl hazırlanıyorsun, neler yapıyorsun, nelere dikkat ediyorsun ? Bisiklet sporu her şeyden önce dayanıklılık temellidir ve en zor branşlardan biri olarak kabul edilir, hatta IRONMAN yarışlarında da yer almaktadır. Yeni başlayan birinin başarılı olması çok zor, yıllarca bu iş için antrenman yapıp üzerine koyarak devam etmeniz gerekiyor. Aralık, Ocak ayları bisiklet yarışlarının olmadığı off sezon olarak adlandırılır. Bu aylarda fitness ve kuvvet çalışmalarına ağırlık veriyor, dayanıklılık sürüşleri yapıyoruz. Yarış dönemi yaklaştıkça da interval ve hız antrenmanları ağırlıklı oluyor. Bisiklet sporunda yarışarak formunuzu bulursunuz. Hedef yarışlarımız öncesi kendimize takvim belirleyip hazırlık amaçlı yarışlara da katılıyoruz. Çeşme’deki yarış öncesinde de form tutmak için takvimde bulunan Yalova ve İstanbul’daki yarışlara katıldım. Hedefimiz Çeşme’ydi. Haftada 5-6 gün antrenmanımız var, iş temposunun yanında bunları da uygulamaya özen gösteriyorum. Hafta içi iş çıkışlarında 3-4 gün, hafta sonları da 2 günü mutlaka dolu geçirmeye çalışıyorum. İş çıkışı zamanımız kısıtlı olduğu için 3-4 saat ve üzerindeki dayanıklılık antrenmanlarını hafta sonu uyguluyorum. Antrenman rotalarını belirlerken trafiğin az olduğu köy yollarını ve günün aydınlık saatlerini tercih ediyoruz. Gündüz vakti olsa bile trafikte fark edilmek için mutlaka ışık kullanıyoruz. Tekirdağ’da bisiklete binmek için çok güzel rotalar var. Şehrimizin güzelliklerinden Uçmakdere köyü hem motorcular hem de bisiklet severler tarafından tanınmış bir yer. Deniz kenarında sarp kayalıklardan geçen, keskin ve teknik virajları olan yokuşlu bir rota. Burada antrenman yapmayı çok seviyorum. İnişteki virajlarda da teknik kapasitenizi geliştirme fırsatınız oluyor. Eşsiz bir manzarası var, görmenizi tavsiye ederim. En az antrenman kadar dinlenme, beslenme ve uyku da gelişim için çok önemli. Antrenman öncesi karbonhidrat ağırlıklı besleniyoruz, sürüş esnasında elektrolit takviyeleri ve enerji verecek besinler tüketmeye çalışıyoruz. Basketbol veya futbol maçları gibi düşünmeyin, bisikletteki yarış süresi 3-4 saat bazen üzerinde de olabiliyor. Efora bağlı olarak saatte 800-1000 kilokalori harcanıyor. Bir buçuk saatten sonra vücuttaki enerji depoları tükeniyor, aynı zamanda mineral de kaybediyorsunuz. Bisiklet üzerinde beslenmezseniz performansınız giderek düşer. Baş dönmeleri, kramplar kaçınılmaz olur ve vücudunuz tükenir. Bu yüzden yarış esnasında yeterli karbonhidrat ve elektrolit alımına çok dikkat ediyoruz. Toparlanma için de yeterli protein almaya özen gösteriyoruz. Ortalama bir yarışta 3000-3500 kilokalori harcanıyor. Saatte 1 litreye yakın elektrolit,su ve karbonhidrat karışımlı içecek tüketiyoruz. Mineral takviyeli enerji jelleri, enerji ve protein barları… Muz, çok tercih ettiğimiz bir meyve. Potasyum kaynağı olduğu için krampları önlüyor hem de jeller/izotoniklerden kaynaklı midenizdeki karışmayı toparlıyor. Formamızın sırt cebine mutlaka koyarız. Yarıştan 1 hafta önce karbonhidrat miktarını biraz daha arttırmaya çalışıyorum, vücuttaki karbonhidrat depolarını doldurmak gerekiyor. Yarış günü yapacağım kahvaltıya vücudumun uyum sağlaması için 1 hafta öncesinden daha küçük porsiyonlarla aynı kahvaltıyı uyguluyorum. Küçük detaylar gibi gözükse de hepsini toplayınca fark yaratmış oluyorsunuz.
36
37
Made with FlippingBook Digital Proposal Creator